Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Türkiye'nin Avcılık Sitesi

METİN SERTOĞLU'NA AÇIK MEKTUP

resim4.jpg (20149 bytes)       Avcılığa gönül vermiş, avcılığı bir tutku değil de, yaşam biçimi olarak kabül etmiş ve avcılığımız için karınca kararınca katkılarda bulunmaya çalışan bir Yurt avcısıyım. Faydayı sağlayacak, daha doğrusu harekete yön verecek tek olgunun okumak ve araştırmak olduğu inancındayım. Dolayısıyla Sizin de yazılarınızı okumaktayım. Yazılarınız çıkmaya başladığı zaman pek sevinmiştim. Öyle ya, yetkili bir ağızdan av sohbetleri çok etkileyici olurdu. Ancak umduğumuz gibi olmadı. Etkili olmasına oldu da, avcıların yararına olmadı. Her insanın fikirlerine, amaçlarına saygımız var. Ancak Kara Avcılığına direkt etkisi bulunan bir yetkili olduğunuz için, bizlerin tarafını tutmamanız anlaşılır gibi değil ( Aktif bir avcı olduğunuz halde ). Bilmiyorum ben yazılarınızdan bu kanıya vardım. Yakın çevremde benimle aynı fikirde.

           Yıllardan beri savaşıp, her eli tüfekli olanın avcı olmadığını, bir takım çevrelere zorda olsa kabul ettirdik ya da ettirmeye çalışıyoruz. Ancak sizin gibi yetkili bir kalemden bu tip yazıların çıkması, ilerlediğimiz yolda bizlere zarar veriyor. Dışımızdakiler avcılığı sözlük anlamında yani: "hangi yolla olursa olsun av hayvanlarını öldürme" olarak düşünüyorlar ( Böyle düşündüklerini bildiğim için, niçin yasaklar koyuyorlar anlamıyorum. Şayet avcılık buysa her yol mübah olmalı, isteyen istediği gibi avlanmalı. Ama avcılık asla  bu değildir. En azından günümüz avcılığı bu demek değildir). Biraz da bizlerin haklarını savunmanız gerektiğinii düşünürken, size soruyorum; defalarca okumama rağmen ;

      16.12.1992 tarihinde Hürriyet’te çıkan Osman KOÇAK, namı diğer Topal Osman ile ilgili yazınızda Topal’ı tiyemi aldığınız, yoksa gerçekten yaptığı uygulamaları takdirle mi karşıladığınız konusunu bir türlü anlayamadım. Doğrusu anlamak istemedim. Eğer uygulamayı doğru buluyorsanız, sorarım size ;

      CMUK ‘un yürürlüğe girdiği bu günlerde, Topal Osman görmeden, sırf tahminle, avcının tekneyle hareket halinde avlandığına karar verip tekne römorkuna avcı gölde bulunduğu bir anda nasıl el koyuyor. Suç üstü olmadan, delil bulunmadan bu kanaata nasıl varıyor. Hangi yasa O’na bu hakkı veriyor. Bir insana suç işleyeceği tahmininde bulunarak ceza verilemeyeceğine göre, Topal’ın yaptığı resmen gasp olmuyor mu. Jandarmayı da bu usulsüzlüğe alet etmiyor mu?

      Sizin de çok iyi bildiği gibi, Hirfanlı Baraj Göl’ ünde bir çok, irili ufaklı ada vardır. Bu adalarda mühreyle çok zevkli, verimli avlar yapılır. Tekne adalara gitmek ve vurulan ördekleri toplamak için kullanılır. Ayrıca ördeklerin havalanması için teknenin dolaşmasına da gerek yoktur. Zaten dört mevsim gölden çıkmayan balıkçı motorları bu işi yapar. Sonra 1992-93 MAK kararlarına (ya da av hayvanlarını koruma cemiyeti kararlarına ) göre, beygir gücü denen olay kalkmıştır. Motorla değil, kürek çekerek dahi hareket halinde avlanılması yasaktır.Topal’ ın önünde kitap açık olduğuna göre, bilerek ve istiyerek keyfi uygulama yapıyor ki bunun da bir cezası olması gerekir. İnanıyorum ki cezası suç üstü olarak verilecektir. Her neyse konumuz bu değil. Ancak demiyorum ki Hirfanlı Baraj’ ında kovalayarak güçlü teknelerle ördek avlanmıyor. Elbet avlanıyor. Bunun bizde karşısındayız ve elimizden geldiğince uğraş veriyoruz. Ancak bu gibi sözüm ona avcıların yakalanması için izlenecek yol bu değildir. Kendisine yetki verilmiş kişi,  tekne römorkunun başında sahibi gölden çıkıp gelene kadar bekleyecek ve kontrolunu yapacaktır. Bu kontrol de ancak takoz, limit, tür, teskere gibi konular olacaktır.Yoksa göle girmeden suç üstü yapmadan, görmeden ( göle girmeden görmesi çok zor hatta imkansızdır ) hiç bir tekne sahibi avcıyı "hareket halinde avlanıyorlar" diye suçlayamaz. Devlete ait sıcak ve rahat Land Roverin içinde veya kendi arabası ile olağan gezintisini yapan ağalar gibi hoplaya zıplaya gelip gaspta bulunamaz. Bulunursa da bunun getirisi Avcılık Atıcılık Federasyon Başkanı tarafından  takdir edilmek değil, bence kınama, hatta sonuna kadar araştırma, soruşturma olması gerekir.

           Açıklayıcı bir yazınızı en kısa zamanda okumak temennisiyle çalışmalarınızda başarılar dilerim.

      Saygılarımla,

      Murat BALCI, 28.12.1992 Ankara

      NOT: Olur ya  Osman KOÇAK dergimizi okuyordur. Bizler bu yazıdan sonra kaz avını bıraktık.        Her hafta 06 P 7305   plakalı araç ve tekne ile Hirfanlı - Kacarlı’ dayız. Bekleriz efendim.