Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Turkiye'nin Avcilik Sitesi

TAVŞANA KAÇ, TAZIYA TUT

 

          Av dünyasında herkes küpünü doldurmaya çalışıyor. Görünüşe bakarsanız, bu tiplerin hepsi avcılar için, onların lehine oluşumlar yaratmak üzere didinip duruyorlar. Kimisi avın resmi tatil günlerinde bile avlanmasını yasaklayıp üç gün ile sınırlandırmaya kalkıyor, kimisi de bazı malum avcı kesiminin peşinden koşup terminatörlük yapmaya soyunuyor. Kim için? Avcı için!  Bu iki oluşumun arasında kalan derneklerde orta yolu bulacağım diye didinip duruyorlar.  

          Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal.  Dosdoğru tükürenlerde  “Vay sen kimin tarafındasın” gibi abuk sabuk ithamlarla karşılaşıyorlar. Bazı derneklerde  karşıdan esen rüzgarı bekliyor, bir dursa da tükürsem diye. Niye beklerler anlamam. Oysa o kadar çok tükürülecek yer, hatta surat var ki.

          Av dünyasında düne kadar kanlı bıçaklı olanlar ortamın bir anda değişmesiyle kol kola girebiliyorlar. Bundaki mantık “Yeri gelince düşmanımın düşmanı dostumdur” yada “Hedefe ulaşmak için her yol mubahtır” mantığı olsa gerek.  Bu mantıkla yola çıkanlara da bir sözümüz yok.  Ancak işine gelince ilkelerden bahsedip, işine gelmeyince Dansöz Nana gibi kıvıranlara da iki çift laf etmek boynumuzun borcu olsa gerek.  Ancak bilesiniz ki bu yolun sonundaki hedef,  hiç bir zaman avcının lehine olmayacaktır.  Çünkü dönem “ Tavşana kaç, tazıya tut “ dönemi.

         Bu kıvıranlar kendilerini bildikleri için işin özüne fazla inmeyeceğim. Anayasal haklardan, ilkelerden bahsedenler söylesinler bakalım 2521 Sayılı Kanun’da değişiklik yapılmasını öngören ve tamamen avcının aleyhine olan yönetmelik hakkında ne yaptılar? Kıllarını kıpırdattılar mı? Bakın 2521’in değiştirilen 14 Madde’sinin avcılarla ilgili olan kısımları ne diyor :  

“ a-  Av suçları da dahil ruhsatlı silahıyla suç işleyenler veya silahın muhafazasındaki ihmal ve/veya kusuru neticesi başkaları tarafından suç işlenmesine veya intihar ya da intihara teşebbüs edilmesine neden olmaktan mahkum olanlar.

 b-   Ateşli silahla işlenenler ile taksirli suçlar hariç, değişik zamanlarda işlediği aynı  veya farklı türden ikiden fazla suçtan dolayı hapis ve/veya ağır para cezasına mahkum olanlar.

       Yukarıdaki fıkranın a,b...bentleri kapsamına girenler, affa uğramış olsalar veya mahkumiyetleri bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalksa  yada mahkemelerce verilen karar üzerine adli sicilden silinmiş olsa bile, kendilerine hiç bir surette bu Yönetmelik kapsamına giren belge ve izinler verilmez.  Bu fıkra hükmü TCK’nin 2. maddesi hükümlerine göre suç olmaktan çıkan bir fiil nedeniyle hüküm giymiş olanlara uygulanmaz.

       Bu maddede belirtilen mahkumiyet, kesinleşmiş mahkumiyettir.

       Bu madde hükümlerinin uygulanmasında, mahkemelerce verilen hürriyeti bağlayıcı cezalar paraya çevrilmiş olsa dahi hürriyeti bağlayıcı ceza esas alınır.“    

         Hadi buraya kadar eyvallah diyelim. Adam trafikte 30 küsur insanı telef ediyor, çok az bir cezayla kurtulup tekrar aracının üzerine çıkıyor. Yani ehliyeti iptal edilmiyor. En azından ilk seferde iptal edilmiyor. Avcı herhangi bir suçtan ikiden fazla ceza alırsa ya da bir tek av suçu işlerse avlanma izni iptal ediliyor. Al sana kaçak bir avcı daha. Neyse hadi eyvallah diyelim dedik ya. İşin asıl berbat yanı aşağıda gizli. Bakın Yönetmeliğe kim/kimler tarafından teklif  edildiğini bilmediğim Ek 1. Maddeye bir göz atalım.  

“ Ek madde 1: Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce mevzuata uygun izin ve belge almış olanların kazanılmış hakları saklıdır. Ancak bu Yönetmelikle yürürlüğe konulan yeni hükümler nedeniyle durumu 14. madde kapsamına girenlere yeni kuruluş veya faaliyet izni ile adına kayıtlı yivsiz tüfek sahipliği belgesi ve av teskeresi olsa dahi mevcutlarının haricinde yeni bir tüfek veya tüfekler için izin ve belge verilemeyeceği gibi, yeni yivsiz av tüfeği kaydı da yapılamaz. Av teskereleri süresi sonunda yivsiz tüfek sahipliği belgesi ile değiştirilir. Av teskerelerine kayıtlı yivsiz tüfek/tüfekler yivsiz tüfek sahipliği belgesine kaydedilir.”  

       Böyle bir uygulama bence dünyanın hiç bir ülkesinde bu şekilde yürürlüğe konulmamıştır ve konulamaz. 14. madde değiştirilmeden önce bu Maddede belirtilen suçları işlemiş olan insanlar o zamanki mevzuat gereği belirlenen cezalara çarptırılmışlar ve sorumluluklarını yerine getirmişlerdir. Şimdi siz  tutun bir suça iki ayrı ceza uygulayın, üstelik geriye dönük olarak insanları cezalandırın. Bunun belki Anayasa’da yeri vardır (ki sanmıyorum) ancak benim anlayışımda, insanlığımda ve Allah’ın bana verdiği akılda asla. Avcılık gibi çok ciddi, çoğumuzun yaşam biçimi olarak kabul ettiği, sosyal bir olayda böylesine dar ve çağdışı uygulama, benim Ülkeme yakışmıyor.

         Siz avcı toplumu uyumaya devam edin. Ama benim kimseye oy borcum yok.  

Ankara

Murat BALCI