|
TAVŞANA KAÇ, TAZIYA TUT |
|
Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal. Dosdoğru
tükürenlerde “Vay sen
kimin tarafındasın” gibi abuk sabuk ithamlarla karşılaşıyorlar.
Bazı derneklerde karşıdan
esen rüzgarı bekliyor, bir dursa da tükürsem diye. Niye
beklerler anlamam. Oysa o kadar çok tükürülecek yer, hatta
Av dünyasında düne kadar kanlı bıçaklı olanlar ortamın bir anda değişmesiyle
kol kola girebiliyorlar. Bundaki mantık “Yeri gelince düşmanımın
düşmanı dostumdur” yada “Hedefe ulaşmak için her yol mubahtır”
mantığı olsa gerek. Bu mantıkla
yola çıkanlara da bir sözümüz yok. Ancak
işine gelince ilkelerden bahsedip, işine gelmeyince Dansöz Nana gibi kıvıranlara
da iki çift laf etmek boynumuzun borcu olsa gerek. Ancak
bilesiniz ki bu yolun sonundaki hedef, hiç
bir zaman avcının lehine olmayacaktır. Çünkü
dönem “ Tavşana kaç, tazıya tut “ dönemi.
Bu kıvıranlar kendilerini
bildikleri için işin özüne fazla inmeyeceğim. Anayasal haklardan,
ilkelerden bahsedenler söylesinler bakalım 2521 Sayılı Kanun’da değişiklik
yapılmasını öngören ve tamamen avcının aleyhine olan yönetmelik
hakkında ne yaptılar? Kıllarını kıpırdattılar mı? Bakın
2521’in değiştirilen 14 Madde’sinin avcılarla ilgili olan kısımları
ne diyor : “ a-
Av suçları da dahil ruhsatlı silahıyla suç işleyenler veya
silahın muhafazasındaki ihmal ve/veya kusuru neticesi başkaları tarafından
suç işlenmesine veya intihar ya da intihara teşebbüs edilmesine neden
olmaktan mahkum olanlar. b-
Ateşli silahla işlenenler ile taksirli suçlar hariç, değişik
zamanlarda işlediği aynı veya
farklı türden ikiden fazla suçtan dolayı hapis ve/veya ağır para
cezasına mahkum olanlar. Yukarıdaki fıkranın
a,b...bentleri kapsamına girenler, affa uğramış olsalar veya
mahkumiyetleri bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalksa
yada mahkemelerce verilen karar üzerine adli sicilden silinmiş
olsa bile, kendilerine hiç bir surette bu Yönetmelik kapsamına giren
belge ve izinler verilmez. Bu
fıkra hükmü TCK’nin 2. maddesi hükümlerine göre suç olmaktan çıkan bir fiil nedeniyle
hüküm giymiş olanlara uygulanmaz. Bu maddede belirtilen mahkumiyet,
kesinleşmiş mahkumiyettir. Bu madde hükümlerinin
uygulanmasında, mahkemelerce verilen hürriyeti bağlayıcı cezalar
paraya çevrilmiş olsa dahi hürriyeti bağlayıcı ceza esas alınır.“
Hadi buraya kadar eyvallah diyelim. Adam trafikte 30 küsur insanı
telef ediyor, çok az bir cezayla kurtulup tekrar aracının üzerine çıkıyor.
Yani ehliyeti iptal edilmiyor. En azından ilk seferde iptal edilmiyor.
Avcı herhangi bir suçtan ikiden fazla ceza alırsa ya da bir tek av suçu
işlerse avlanma izni iptal ediliyor. Al “ Ek madde
1: Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce mevzuata uygun izin
ve belge almış olanların kazanılmış hakları saklıdır. Ancak bu Yönetmelikle
yürürlüğe konulan yeni hükümler nedeniyle durumu 14. madde kapsamına
girenlere yeni kuruluş veya faaliyet izni ile adına kayıtlı yivsiz tüfek
sahipliği belgesi ve av teskeresi olsa dahi mevcutlarının haricinde
yeni bir tüfek veya tüfekler için izin ve belge verilemeyeceği gibi,
yeni yivsiz av tüfeği kaydı da yapılamaz. Av teskereleri süresi
sonunda yivsiz tüfek sahipliği belgesi ile değiştirilir. Av
teskerelerine kayıtlı yivsiz tüfek/tüfekler yivsiz tüfek sahipliği
belgesine kaydedilir.”
Böyle bir uygulama bence dünyanın hiç bir ülkesinde bu şekilde yürürlüğe
konulmamıştır ve konulamaz. 14. madde değiştirilmeden önce bu
Maddede belirtilen suçları işlemiş olan insanlar o zamanki mevzuat
gereği belirlenen cezalara çarptırılmışlar ve sorumluluklarını
yerine getirmişlerdir. Şimdi siz tutun
bir suça iki ayrı ceza uygulayın, üstelik geriye dönük olarak
insanları cezalandırın. Bunun belki Anayasa’da yeri vardır (ki sanmıyorum)
ancak benim anlayışımda, insanlığımda ve Allah’ın bana verdiği
akılda asla. Avcılık gibi çok ciddi, çoğumuzun yaşam biçimi olarak
Siz avcı toplumu uyumaya devam edin. Ama benim kimseye oy borcum
yok. Ankara Murat BALCI
|