MAK TOPLANDI |
||
Öncelikle bu seneki yenilikleri, daha doğrusu yeni yasakları bir inceleyelim: Bu sene Kılkuyruk
ördek, Kıkırlık ve Bağırtlak avı yasaklandı. Bunun yanında çulluk akşam bekleri
de yasaklandı. Çulluk sadece gezerek köpekle ya da köpeksiz avlanabilecek. (bir iki
yıl sonra köpekle çulluk avı da yasaklanabilir) Ancak günlük avlanma limiti 2.den
3.e çıktı. Herhalde kılkuyruklar kazaya kurban gitmesin diye, sezonun kapanışı 15
gün önceye çekildi. 18 Şubat 2001.de kapanacak. Bıldırcın 10 adetten 12 adede
çıkartıldı. ( bravo.burada alkış) “Kaz-
ördek avlarında gün batımından 1 saat sonra gün doğumundan 1 saat önce
avlanılabilir” ibaresi kaldırıldı. Bu
duruma göre serbet mi yoksa yasak mı belli değil. Suya girerek motorlu teknelerle
çevirme avı yapmak yasaklandı.(zaten yasaktı) Ancak tarlalarda kazları kovalamak
unutuldu. (seneye işallah) “Haznesi
veya şarjörü ikiden fazla ikiden fazla fişek alan tüfeklerle avlanmak yasaktır” ibaresi sedece “haznesi” olarak alındı.
“Şarjör kullanmak” yasaklandı. (sana ne kardeşim. İster şarjör kullanırım
ister boru magazin. İki tane aldıktan sonra sana mı
soracağım. Av bilgisi yoksunu fukaralar, şarjörler 2.ye ayrılır. Sabit
kutular, sabit olmayan kutular. Size göre sabit yivsiz av tüfekleriyle de avlanmak
yasak. Şimdi siz beyler istedi diye .410 numara mekanizmalı ve şarjörü 3 adet fişek
alan ve yıllardır bıldırcın avında kullandığım Mossberg’imi
kullanamıyacakmıyım. Olur görürsem söylerim. Öte yandan vatandaş kendisine yine
yivsiz-mekanizmalı Marlin almış. Şarjörü sabit ya da değil. Eğer 12 numara ise
zaten şarjörü 2 tane fişek alır. Onuda mı kullanmayacak. Ne için? Siz istediniz
diye. Oturduğunuz yerden uyduruyorsunuz. Sizi gidi av bilgisi fukaraları. )
“Ormanlarda Mart ayından itibaren sadece 2 kişi yürüyerek yabandomuzu avlayabilir”
maddesi kaldırıldı. Yerine altarnatif yok. Yeni kanun çıkana kadar böyle idare
edecekler sanırım. “Yasak sahalara 300 metre mesafeden az alanlarda av yapılamaz”
ibaresine “görevliler tüfekle dolaşabilir” eklendi.
Demek ki görevlilere av tüfeği dağıtılacak. Herhalde tüm ormancılardan av
tüfeklerinin toplandığından Milli Park’ların haberi yok. Ya da yeniden dağıtmayı
düşünüyorlar. Kim bilir yarım otomatikler ve pompalılar ava yasaklandıktan sonra
ormancılara kadro silahı olarak dağıtılabilir.
Önceki yıllarda, gayet mantıklı olarak konulan “Yabandomuzu, kurt, çakal avında
yivli ya da yivsiz, diğer avlarda ise çapı asgari 6.5mm olan yivli av tüfeği veya
ok-yay arbalet kullanılacaktır” şartı, yine bir av bilgisi fukarası tarafından
“Memeli hayvanların avında hiç bir şekilde saçma ihtiva eden fişek atan yivsiz av
tüfekleri kullanılmaz. Ancak yabandomuzu avında yivsiz av tüfekleri ile atılan
içinde tek mermi bulunan fişekler kullanılabilir.” Şartı konuldu. Ok-yay arbalet
unutuldu. Hem dünyayı yakalamaya çalış hem işine geldiği gibi takıl. Bu gün
çoğu av organizatörünün ok-yay arbaletle yabandomuzu avlayan yabancı avcısı var.
Ne yapalım av fukarası ağbim istedi, artık onlarda tüfekleriyle gelsinler. Sonra
yabandomuzu avına yivsiz tüfeklerle geler yabancılar da var. Bunlara av esnasında
kurt, çakal, tilki çıktığında yivi tüfek kullanın mı denecek. Bir de memeli
hayvanlar deniyor. Bir iki avcı kardeşim e.mail ile soruyor “ tavşanı yivli tüfekle
mi vuracağız” diye. Bende açıklamak zorunda kalıyorum. Memeli hayvanları turistler
yivli tüfekle yerli avcılar ise her türlü tüfekle vurabilir diye. Memeli
hayvanlarmış. Sorsan bu yaptıkları tanım için, “reform yaptıklarını”
söylerler. Özel
üretme çiftliklerinde üretilen hayvanların doğaya salınmasında Milli Parkların
gözetiminde olması şartı kaldırıldı. Artık faturasını göstermek şartıyla her
türlü sakat, hasta, embesil hayvan doğaya salınabilecek. “Av
mevsimi sona erdikten sonra” ibaresi konmadığından, sürü güden insanların kuş ve
tavşan avlamaları bu sene de yasak. Çünkü yanlarında sadece tek kurşun dolusu
taşıyabilecekler. Ancak yabankeçisinin bulunduğu avlaklarda sürü güden insanlar
hayli şanslı. (Resmi Gazete en önce onlara ulaşmış!!!) Tek kurşun zorunluluğu
olduğundan “körün istediği bir göz allah verdi iki göz” misali hayli neşeliler.
Allahtan oralarda görev yapan ormancılar uyanık ta, tüfekli çoban gördüklerinde
yanlarında sadece “saçma dolusu” fişek taşıyabileceklerini hatırlatıyorlar. Bu sene,
eski yıllarda verilen FAM kartları yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar iptal edildi.
Unutmadan, “yiğidi öldür hakkını yeme” demişler. Bu
senenin en isabetli hareketi “av suçu işleyenlerin avda kullandıkları eşya ve
araçları müsaadere edilir” maddesi “sadece av mahalline ulaşmak için
kullandıkları araçlar hariç” cümlesi eklenerek, yoruma açık halden
çıkarılmıştır. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Bu sene avlanma ücretleri av sahaları üçe ayrılarak 6 misli arttırıldı. (30.000.000 TL) Açık alanlar 10.000.000 Tl. Sulak alanlar 10.000.000 TL. Ormanlık alanlar 10.000.000 TL. olarak. Ancak bu paralar avcılıkla ilgili vakıflara ve avcılık derneklerine üye olanlar için geçerli. Eğer üye değilseniz bu miktarın 2 katını ödemek zorundasınız. Toplanan bu paralar av hayvanlarının geliştirilmesi ve çoğaltılması için harcanacak, ayrıca avcılıkla ilgili vakıflara ve avcılık derneklerine bu paradan aktarılacak miktar Milli Parklar tarafından belirlenecektir. Yani, diyelim vakfın birisi sabahlara kadar uğraştı didindi av hayvanlarının iyiliği için proje üretti, bu projenin yürümesi için de para lazım. Milli Parklar hemen devreye girecek “al koçum” şu kadar para projeyi yürüt diyecek. Bizlerde bu projeler sayesinde bol bol avlanacağız. İşlerine gelen av derneklerine de azbiraz koklatacaklar tabii. Ne diyelim gelen gideni aratıyor. Murat BALCI |