Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Türkiye'nin Avcılık Sitesi

2001-2002 MAK YAKLAŞIRKEN

   

resim4.jpg (20149 bytes)

     08.04.2001 tarihinde, yeni avlanma sezonuna ışık tutmak için 29 adet Av Derneği üyeleri ve Yönetim Kurulu Başkanlıkları, Üniversiteler, Kamu Kuruluşları, Muhtarlar Odaları ve Bakanlık birimlerinin katılmı ile  Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün organizasyonu altında Ankara Ticaret Odası Toplantı Salonu'nda bir toplantı yapılacaktır.

 

       Toplantı, Av-Yaban Hayatı konularında iletişimin sağlanması ve  katılımcı önerilerinin dikkate alınacak olması açısınan önem arzetmektedir. Bu yüzden Dikmen Avcılar- Atıcılar Derneği olarak aşağıda madde madde ve gerekçeleriyle açıkladığımız konular üzerinde mutabakat sağlayıp imza altına alarak, MAK'tan önce bu toplantıya yetiştirip, önümüzdeki sezon için istek ve temennilerimizi dile getirmeye çalıştık. Ancak, isteklerimizin çokluğuna rağmen bunları tek tek sıralamayıp, Milli  Parklar Genel Müdürlüğü'ne yardımcı olabilmek için, sadece gözden kaçanları yazmayı ve hatırlatmayı uygun bulduk.   

       Dileğimiz Meclis çatısı altında şu sıralar görüşülen Yeni Kara Avcılığı Kanun Tasarısı'nın bir an önce kanunlaşması ve avcılarımızın da bundan karlı çıkmasıdır. (Her ne kadar Avcılık Derneklerinin ve bir çok   avcımızın haberi olmadan tek kaynaklı çıkacak olsa da!)

T.C. ORMAN BAKANLIĞI

MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ'NE

                2001-2002 Avlanma Sezonunda geçerli olması gereği ile,

   1-                    Avlanmanın “ÇARŞAMBA, CUMARTESİ, PAZAR VE RESMİ TATİL GÜNLERİNDE” olması.

 GEREKÇE : Av günlerinin azlığı sebebiyle, avcı yoğunluğunun artması ve av hayvanlarının daha fazla zarar görmemesi için ÇARŞAMBA gününün de eklenmesi gerekmektedir.. 

2-                    Avlanma kartlarının tek bir kart halinde  olması. Ayrıca bu kartların Avcılık Dernekleri tarafından verilmesinin sağlanması.  

GEREKÇE : Katılımı arttırması, bürokrasi ve kırtasiyeyi azaltmasının yanında avcıların kontrollerini daha da kolaylaştıracak ayrıca Derneklere de  bir gelir sağlıyacaktır. 

3-                    Av teskerelerinin çıkartılması aşamasında çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarından bağış adı altında zorla para toplanmaktadır. Oysa bu bağışların, 2908 Sayılı Dernekler ve 2762 Sayılı Vakıflar Kanunu’nda ön görüldüğü şekilde alınması gerekmektedir. Ayrıca bu bağışların mecburi olmadığı konusunda Sayın Valimizin ve diğer Valiliklerin tamimi vardır. Ancak uygulamada göz ardı edilmektedir. Bu durumun giderilmesi için gereğinin yapılmasının sağlanması, 

4-                    Basılacak olan MAK kitapçığına ayrıca yasak yerleri belirten harita ilave edilmesi ve Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırlarının kesin ve net olarak belirtilerek,  bu  kitapçıkların ücretsiz olarak Avcılık Derneklerine verilmesi, 

5-                    Köy ve kırsal kesimdeki avcıların daha sıkı kontrol edilmeleri ve gerekli uyarımların daha titizlikle yapılması, 

6-                    MAK’ın II-7-p) şıkkında ve 31. Madde’de anılan “KARAVAN” ibaresinin ve “ŞARJÖR KULLANMAK YASAKTIR” ibaresinin kaldırılması   

GEREKÇE : “KARAVAN” kelimesi genel anlam itibariyle “gezici ev” anlamındadır ve bazı insanlar bu gezici evleri geçici veya değil normal mesken olarak kullanmaktadırlar. Normal meskenlerde bulunduruken takoz mecburiyeti aranmayan yarım otomatik ve pompalı av tüfeklerinin, karavanlarda da bu şekilde takozsuz bulundurulması gerekir. Belki istisna olarak “Mobil karavanların” bunun dışında tutulması düşünülebilir ancak bunun da anlamsız olduğu fikrindeyiz. 

Ayrıca “ŞARJÖR KULLANMAK YASAKTIR” ibaresi yeterince açık değildir. Avcılarımız arasında normal boru şarjörün haricinde kutu şarjör ile avlananlar mevcuttur. Durum böyle olunca, kutu şarjörlü av tüfeklerine sahip arkadaşlarımıza haksızlık yapıldığı düşüncesindeyiz. Kullanılan av silahı 2+1 atış gücüne sahip olduktan sonra şarjör saplantısının nedenini anlamakta zorluk çekiyoruz. 

7-                    MAK IV-9 Maddesinde anılan “İL VE İLÇE KOMİSYON KARARLARI MAK’IN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİYLE GEÇERSİZ OLUR”  ibaresi yine MAK’ın  VIII-YÜRÜRLÜK bölümündeki 43 numaralı maddeyle ters düşmektedir. Bunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. 

8-                    Av Turizmi Esaslarında  bahsi geçen h) şıkkında “MEMELİ HAYVANLARIN AVINDA HİÇBİR ŞEKİLDE SAÇMA İHTİVA EDEN FİŞEK ATAN YİVSİZ AV TÜFEKLERİ KULLANILMAZ” ibaresinin ve “ANCAK YABANDOMUZU AVINDA YİVSİZ AV TÜFEKLERİ İLE ATILAN İÇİNDE TEK MERMİ BULUNAN FİŞEKLER KULLANILABİLİR” ibaresinin değiştirilerek eski haliyle yayınlanması lazımdır.  

GEREKÇE : Yukarıdaki şekillerde icra edildiğinde sanki ; dağ keçisi, ayı vb. hayvanların avında her türlü yivli silahın kullanılabileceği (.222, .223. 243 vb) ve tilki, çakal, kurt gibi genellikle yabandomuzu sürek avlarında çıkan hayvanların yivsiz tüfeklerle vurulamayacağı anlamı çıkmaktadır ki bunun ne denli yanlış olduğu açıktır.  Bir domuz süreninde önüne çakal-tilki-kurt çıkan bir yabancının elinde yivsiz silah varsa ve bu hayvana tüfek atamazsa, düşeceği durumun komikliği ortadadır. Ayrıca bu durumun izahının ne denli güç olduğu da malumdur. 

9-                    Yine av turizmi bahsi adı altında geçen “ Trofe ve Etler” bölümünde belirtilen “ AV TURİZMİ ESASLARINA GÖRE YAPILAN AVLANMALARDA YASAK, YARALAMA, HATALI BOYNUZ VE CEZALI  AVLANMALARDA 18. MADDE KAPSAMINDAKİ BEDELLER ALINIR VE VURULAN AV HAYVANLARININ TROFESİ VE ETLERİ 35. MADDEDEKİ ESAS VE USULLERDE DEĞERLENDİRİLİR” ibaresinin  “HATALI BOYNUZ” bölümü değiştirilerek bu şekilde vurulan av hayvanının avlama bedeli avcıdan alınarak  trofe ve diğer kısımlarının avcıya teslim edilmesi gerekir. 

GEREKÇE : Sonuçta bu tür hayvanlar diğer hayvanların soyunu bozan ve ayıklaması gereken hayvanlardır. Ayrıca bu tip hayvanların da trofeleri sonuçta bir anı sayılır ve bazı durumlarda hatasız trofelerden dahi değerli addedilebilirler. Bedeli alınarak trofe ve etlere el konulması halinde avcıların bu tür hayvanları avlamaları beklenemez.  Maksat,  normal trofesi olan hayvanların avlanıp, sanki trofesi bozukmuş gibi kayıt altına alınarak suistimal yapılmasını önlemek ise, bu işin başında bulunan yetkililerin daha fazla kontrol altına alınması gerekir diye düşünmekteyiz.  

10-                29. Madde’de anılan “HALKA VE MARKA ZORUNLULUĞU ARANMAYACAKTIR”  ibaresinin  “ARANACAKTIR” olarak değiştirilmesi gerekir.  

GEREKÇE : Doğaya salınacak olan kanatlı hayvanlar genel olarak özel sektörden tedarik edilmektedir. Dolayısıyla bu hayvanların doğaya ve doğal ırka uyumlu olup olmadıkları tam olarak denetlenememektedir. Bu yüzden, böyle markasız ve denetimden uzak salmalarda hasta, embesil hayvanların doğaya salınarak daha fazla zarar verilmesi ihtimali yüksektir. Ayrıca salınan hayvanların markalanması ve halkalanmasıyla istatistiki bilgiler hayvanlara yüklenebilecek ve ileride, avlanan hayvanların yaşayış tarzları, iç göçleri, uçuş mesafeleri gibi konularda bilgi sahibi olunabilecektir. Burada “Milli Parklar’dan alınacak  izinle salınabilir” ibaresi her ne kadar kontrollu salınacağını gösterse de, ileride bu izinler, telefon ya da faxla alınarak suistimallere sebep olunabilir düşüncesindeyiz.  

11-                “SÜRÜ GÜDEN KİŞİLER YANLARINDA TEK KURŞUN ATAN FİŞEKLERDEN BAŞKASINI BULUNDURAMAZ” ibaresinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. 

GEREKÇE : Bu tanımla, sanki sürü güden kişilerin avlanma hakları yokmuş gibi bir anlam oluşmaktadır. Bu anlamın çıkarılmaması için maddenin başına “AV MEVSİMİNİN HARİCİNDE” ibaresinin eklenmesi gerekir. Ayrıca sürü güden kişiler bu sürülerini yeri geldiğinde dağ keçisi avlaklarında gütmektedirler. Durum böyle olunca dağ keçilerinin arasında elde yarım otomatik tüfekler ve bellerinde tek kurşun dolusu bulunan fişekliklerle dolaşan çobanlara prim verilmiş olmaktadır. Öyleyse bu madde avlakların ve arazinin yapısına, doğal popülasyonuna göre tekrar gözden geçirilmelidir.   

12-                Ayrıca II-7-p) şıkkında “TABİİ GÖLLER VE SULAK SAHALAR ÇEVRESİNDEKİ KÖY MUHTARLARI, KÖYLERİNDE MOTORSUZ SANDALLARLA GÖLE AVCI SOKMAK İSTEYEN KİŞİLERİN .....” diyerek devam eden ibarede bahsi geçen, “MOTORSUZ SANDALLARLA”  deyiminden “motorlu sandallarla göle avcı sokmak yasaktır” anlamı çıkmaktadır. Oysa anılan bölgelerdeki sandalların çoğu, içten takma dizel motorludur. Durum böyle olunca bu tip sandallarla göle avcı sokmak yasaktır gibi bir kavram kargaşası çıkmaktadır. Oysa ki içten takma motora sahip veya 9.9 HP güce kadar dıştan takma motor takılmış sandalların  avcı taşımak ve gümelere ulaşmak için kullanılması sebesttir. 

                Yukarıda belirttiğimiz maddelerin 2001-2002 MAK Toplantısı öncesinde Genel Müdürlüğünüzce değerlendirilerek, Toplantı esnasında gerekli değişikliklerin yapılması konusunda gereğini arz ederiz.

                                                                                                      Saygılarımızla,

                                                                                                      Murat BALCI

                                                                                                         Genel Sekreter

                                                                                              Dikmen Avcılar ve Atıcılar Derneği